Ölçme Değerlendirme


Bunun için aşağıdaki yazıyı tam ve net anlayacak biçimde okuyunuz ve okumaya başlar başlamaz aşağıdaki "Başla" sözcüğünü tıklayınız. Okumanız bitince de "Dur" sözcüğünü tıklayınız.



MANTIK

Hızlı okuma yoğun zihinsel etkinlik isteyen bir uğraştır. Aklını kullanmasını bilen insan, zihinsel yönetimi yapabilen ve zihinsel gizilgüçlerini kullanılmasını bilen insandır. Bunlar için kendi mantığının bilincinde olması gerekir. Böyle ir etkinlik beynin kendi düşünce dizgesini incelemesidir. Zeki insan önce kendi beden ve zihin olanaklarını tanır, sınırın nederede başlayıp nerede bittiğini bilir. Tüm bunlar doğrudan ilgilendiği için mantık konusuna yer veriyoruz. Mantığın nasıl bir düzenek olduğunu ve nasıl bir dizge ile çalıştığını bilmek insanın kendini yönetmesinde, sorun çözmesinde başarılı olması demektir. Çünkü tüm başarılar insanın önce kendini başarması, kendini üretmesi ile ilgilidir. Bunun için önce zekaya kısaca bir göz attık ve ardından da mantık hakkında bilgileneceğiz. Bilgilenirken uygulama yapmak aklı çok yönlü kullanmak ve boyutlandırmaktır.İnsanın  zihinsel sistematiği incelendiğinde önce mantık ve hemen sonra mantıksal dizgenin üzerinde yapılanmış matematik ile karşılaşırız. Bu iki alan iç içedir ve birbirlerinin zorunlu koşuludurlar. Evren önce mantıksal ve hemen ardında ona bitişik, onunla başlayan matematiksel yapıdadır.

Bilim nedir? Evrenin, doğanın belli bir yanını, parçasını, bölümünü, ya da oluşumunu, değişimini konu alıp “ tümden tikele - tekile; tekilden - tikelden   tümele” yönünde, neden-sonuç ilişkisi temelinde inceleyip genel geçere varmaya çalışan etkinlikler bilimdir.

Tümdengelim --->araştırma, inceleme, öğrenme süreci, ---> yargıya varma ---> Tüme varım

Kuşkusuz bilimin birçok farklı ve daha geniş tanımları yapılabilir. Şimdilik bu tanımla yetinelim. Bilimin, evrenin farklı alanlarını ele alan, farklı dalları vardır. Bu dalları üç ana kümede toplayabiliriz:

1- Doğa Bilimleri. Doğrudan fiziksel gerçekliği ele alır. Fizik, kimya, biyoloji, jeoloji, astronomi, tıp, fiziksel coğrafya, nöropsikoloji, arkeoloji gibi evrenin somut yanını ele alan dallar.
2-Toplumsal-İnsani Bilimler: Doğrudan toplumsal-bireysel (psişik-bilişsel ) gerçekliği ele alır. Tarih, ekonomik ve demografik coğrafya, dilbilim, hukuk, siyasalbilim, hukuk, ekonomi, etnoloji, sanat tarihi, davranış bilimi ( psikoloji )
3- Formel Bilimler. Somut olarak var olmayan ama var oldukları varsayılan formları, biçimleri ele alır. Bunlar da dilbilim, mantık ve matematiktir. Dilin tümceleri de mantığın önermeleri de matematiğin sayıları da somut olarak yoklar ama varoldukları varsayılır. Bir başka deyişle dilbilim, mantık ve matematik  sanal alanların bilimleridirler.

Yukarıdaki sınıflandırmada  mantığı formel bilimler içine koyduk Gerçekte bu üç dalın konuları somut olarak kanıtlanamaz. Çünkü somut olarak yoklar. Bir sayıyı bir tümceyi bir önermeyi gösteremeyiz. 2 sayısı  bir şekildir. Gerçek ikinin kendisi değildir. Gerçek iki yok, sanal iki vardır. Şimdi bu ön bilgiden sonra mantığın tanımına geçelim:  Arapça “nutuk”  sözcüğünden türeyen mantık hem doğru ve düzenli düşünmenin yöntemi, biçimi hem de bu yöntemi ve biçimi konu olarak alan bilim anlamına gelir. Doğru ve düzenli düşünme ise akıl dediğimiz dizgenin kurallarına göre yapılan düşünme biçimidir ve akıl yürütme  ( çıkarım ) ya da uslamlama düzenli düşünmenin yoludur.

Matematiğin konusu sayı mantığınki ise önermedir. Günlük dilde kullandığımız her anlamlı söz dizisi tümcedir. Her tümcenin doğruluk değeri olmayabilir. Bir tümcenin “ doğru ya da yanlış “ bir doğruluk değeri olduğunda o artık bir önermedir. Manığın konusu doğruluk değeri olan tümceler ya da önermelerdir. Her önerme bir tümcedir ama her tümce bir önerme değildir.  Çıkarım: ( akıl yürütme,  uslamlama ) öncül önermelerden kalkarak yeni bir yargıya  ( önermeye, vargıya, sonuca ) varma işlemine çıkarım denir. Sonuç öncüllerden zorunlu olarak çıkıyorsa buna mantık doğrusu denir. Uslamlamalarımızı belli bir düzen ve ön kabuller çerçevesinde yaparız. Bu ön kabuller mantığın temel ilkeleridir. Örneğin A özdeştir A’dır. Bir şey kendisiyle özdeştir, aynı zamanda başka bir şey olamaz. Buna özdeşlik ilkesi denir. A kendisinin dışında bir başke şeyle özdeş olamaz. Böyle olduğunun söylenmesi çelişkidir. Buna da çelişmezlik ilkesi denir.  Aristoteles mantığı özdeşlik ya da çelişmezlik ilkelerinde ifade edildiği gibi tek değerli bir mantıktır. Bir önermenin ya doğru ya da yanlış olabileceği kabulune dayanır. Oysa çok değerli mantık A özdeştir A ilkesinin doğru olmadığını, evrendeki her şeyin değişim sürecinde olduğunu; A’nın hemen geçmiş zaman olan şimdiki zaman ile henüz yaşanan andaki şimdiki zamandan farklı olduğunu, atomaltı ölçülerde de olsa değiştiğini ve A’nın hiçbir zaman kendisiyle özdeş olamayacağını savunurlar( Fuzzy Logic ). Ancak fuzzy logic haklı da olsa toplumsal yaşamda insanın düşünce dizgesi hala tek değerli mantık üzerine kuruludur.

DUYUM: Herhangi bir fizik uyaranın duyu organlarımıza geldiği andır. Duyum ham veridir, işlenmemiştir ve anlamsızdır.
ALGI: Gelen duyumlar bilişsel dizge tarafından anında işlenir, anlamlandırılır. Bu anlamlandırma algılamadır, algıdır.
İMGE: Algının zihinde " yaşanılır algı " olarak canlanmasıdır, hayal edilmesidir.
TASARIM: Güçlü imgelerin, hayallerin zihinde istenildiği zaman ve biçimde yinelenmesi, yön verilmesi ve gelecek planlara güdü olmasına tasarım diyoruz.
KAVRAM: Değişik ve çeşitli tasarımların ortak naktalarının birleştirilmesinden çıkan olşumlardır. Nesnelerin ortak özelliklerinin zihinde canlandırılması,  biçimlenmesidir.
TERİM: Kavramların dille ifadesine terim denir.
SOYUTLAMA: Bir varlığın ya da oluşumun tek niteliği ötekilerden ayrılıp öne çıkarılırsa bu soyutlamadır.
GENELLEME: Varlığın bir özelliği benzer varlıklara da yayılırsa bu genellemedir
GERÇEK: Bir önermenin bildirdiği anlamın, yönelik olduğu nesne ya da oluşumla örtüşmesidir.
GERÇEKLİK:
1-Fiziksel Gerçeklik: Üstünde yaşadığımız fizik mekan, dünya.
2-Toplumsal Gerçeklik: İçinde yaşadığımız toplum.
Mantığa giriş niteliğindeki bu bölüm yapılan tanımlarla tüm bilimsel metinlerin okunmasında açkıdır.

Mehmet Şahan





ANASAYFA | ÖLÇME DEĞERLENDİRME | YÖNTEM VE PROGRAM | MAKALELER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM

Copyright © 2008 Holografik Okuma - Tüm hakkı saklıdır. Site içerisinde yer alan yazınsal ve görsel hiçbir içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Holografik Okuma
Tel : 0505 41 0 41 51
e-mail: ileti@holografikokuma.com | holografikokuma@gmail.com

Tasarım : Aykut Önen

Toplam Ziyaretçi Sayısı